YENİ VERGİ DÜZENLEMESİ TEKLİFİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDAN GEÇTİ

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan başkanlığında toplandı. Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin görüşmeleri komisyonda sürüyor.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Kamu İhale Kurumu (KİK) mevzuatının çok teferruatlı ve mükemmel olduğunu ancak bugün yaptıkları bir ihalenin ancak 27 günde sözleşme imzalama aşamasına geldiğini belirterek, “Yurt dışı ihalelerimizin KİK mevzuatından istisna tutulmasıyla hızlı ve efektif hareket edebileceğiz.” dedi.

TMO Genel Müdürü Güldal, teklifin TMO’nun ithalat yoluyla yapılacak tarımsal ürün alımlarında KİK mevzuatından muaf olmasına imkân tanıyan 38. maddesinin görüşmeleri sırasında komisyona bilgi verdi.

TMO’nun piyasa regülasyonu görevi bulunduğunu anımsatan Güldal, Genel Müdürlüğün bu yıl yurt içi piyasalardan aldığı 2,5 milyon ton hububata 4,5 milyar lira ödediğini kaydetti.

Yurt dışından tarımsal ürün tedarik ettiklerini de anımsatan Güldal, bunu yaparken KİK mevzuatının gereken esneklik ve hızı sağlamadığını söyledi. Güldal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İç piyasanın korunması amacıyla buğday, yem hammaddesi, arpa ithal ediyoruz. Ancak dış piyasalar çok dalgalı, fiyatlar günlük ve saatlik değişiyor. Herkes doları nasıl takip ediyorsa, TMO olarak bizde Rusya, Ukrayna, ABD’de, Kanada’da buğday, hububat ve mısırın fiyatlarını anlık takip ediyoruz. Ülkemizin, devletimizin menfaatini düşünerek hareket ediyoruz. 1 lira hesaplı almamız 1 milyon tonda ciddi rakamlara tekabül ediyor. Ortalama yıllık 2 milyon ton ithalat yaptığımızı düşünürsek 10 dolarda 20 milyon dolara ulaşıyor. Kamu ihale kurumu mevzuatı çok teferruatlı ve mükemmel ancak bugün ihale yapsak 27 günde sözleşme imzalama aşamasına geliyoruz. Yurt dışı ihalelerimizin KİK mevzuatından istisna tutulmasıyla hızlı ve efektif hareket edebileceğiz.”

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, ihaleleri KİK’ten istisna tutmanın akla yolsuzluk olasılığını getirdiğini savunarak, söz konusu kanundaki eksiklerin tespit edilerek düzeltilmesi gerektiğini söyledi.

KİK’ten istisna maddelerinin uzun vadede ekonomiye yük getirdiğini anlatan Yılmaz, Güldal’ın sözünü ettiği 27 günlük sürenin doğru adımlarla 3-5 güne indirilebileceğini kaydetti.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ise “27 günlük gecikmeyle sözleşme yapılmasının bedeli ülkemize ve tüketicilere büyük maliyet getirebilir. Yerinde bir değişiklik olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim de söz konusu düzenlemeyle daha hızlı hareket edecek olan TMO’nun spekülatörlerin amaçlarına ulaşmasını önleyeceğine işaret etti.

Komisyon Başkanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan da geçmişte Gıda Komitesi’nde görev yaptığını anımsatarak, TMO’nun fiyat dalgalanmalarının önüne anında geçmesi için hızlı hareket etmesi gerektiğini belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Türkiye’de hiçbir kurumda KİK ile ihale yapılmadığını savunarak, TMO’nun yurt dışı ihalelerinde KİK’ten istisna tutulmasına yönelik maddenin istismarının nasıl önleneceğini sordu.

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, TMO’nun alım fiyatlarını erkenden açıklamasının, üreticiyi haksız rekabetten kurtardığını söyledi. Güneş, KİK’in ihale açısından zaman kayıplarına neden olduğunu vurguladı.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi ise söz konusu maddeye ilişkin “KİK 17 yıldır yürürlükte. TMO bugüne kadar bu ihtiyaçları karşılıyordu. KİK ile ihtiyaçları karşılamak mümkündür. Sürekli olarak KİK’e istisnalar getiriliyor. Sistem hiçbir zaman kişilerin iyi niyetine emanet edilemez. Son derece yanlış bir düzenleme. Karanlık, gri bir alan oluşturuluyor.” değerlendirmelerinde bulundu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, görüşülen kanun teklifi nedeniyle bir şirketin hisselerinin çok yükseldiğini belirterek, “Bu yasanın çıkacağını bilerek birileri Kombassan hisselerini toplamış. Ağustosta 1,73 olan hisse değeri şimdi 2,93 olmuş. Suç duyusunda bulunuyorum. Bu bir skandaldır. SPK devreye girmelidir. SPK’ya yazılı olarak da suç duyurusunda bulunacağım.” diye konuştu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri devam eden yeni vergi düzenlemesi teklifinin, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğünün bazı ihalelerinin Kamu İhale Kurumu (KİK) mevzuatından istisna tutulmasına yönelik 39. maddesi tartışmalara neden oldu.

DMO Genel Müdürü Mücahit Özdemir, kamu taşıt portföyünün yüzde 90’ının DMO üzerinden yapıldığını belirterek, “DMO, 3,5-4 milyar liralık alıma kamu adına aracılık ediyor.” diye konuştu.

Kurumun kamu alımları konusunda son trendleri takip ettiğini anlatan Özdemir, Yeni Ekonomi Programı’nda da DMO’nun yeniden yapılandırılmasına yönelik hedeflerin yer aldığını kaydetti.

Özdemir, “Akaryakıt, taşıt ve ilaç ihalelerinde KİK’ten istisna sayılma konusunda 13 milyon liralık baremin kaldırılarak Kurumun alım yapabilmesini istiyoruz. Kurumumuz büyük ölçüde açık ihale yapıyor. Kamunun 1,6 milyar liralık akaryakıt alımı var. Bu düzenleme yasalaşırsa tek bir ihale yapacağız, birçok katılımcı olacak.” ifadelerini kullandı.

İhalelerinin bir ayda sonuçlanabildiğini ancak sonucun mahkemeye taşınması halinde bu sürecin uzayabileceğini belirten Özdemir, teklifteki maddenin yasalaşmasıyla bu sorunların çözüme ulaşacağını ifade etti.

Komisyona bilgi veren KİK temsilcisi de hizmet alımları dahil olmak üzere bu yılın ilk yarısında kamu alım tutarının 56 milyar liraya ulaştığını, bunun yüzde 15’ine tekabül eden 10 milyar liralık kamu alımının istisna alımlardan oluştuğunu belirtti.

KİK temsilcisi, teklifteki düzenlemenin doğru olacağını savunarak, DMO’nun tek elden ortak alım yapmasının, maliyet avantajı sağlayacağını vurguladı.

Komisyon Başkanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, DMO’nun yılda 2 binin üzerinde ihale yaptığını ve bunların birçoğunun aynı mahiyette olduğunu anlattı.

Elvan, “Elektronik ortamda açık eksiltme yapıyorlar. Şeffaf bir ortamda yapıyorlar. KİK’te sıkıntılar var. Bunların gözden geçirilmesi gerekiyor. Avrupa Birliği müktesebatında sektörlere yönelik farklı düzenleme var. Bu kanun çıkarılırken görevde olan bürokratlardan birisiyim. İkinci bir kanunun çıkarılması gerekiyor. Normal alımlar dışında sektörlere yönelik bir mevzuat çıkarılması gerekiyordu.” dedi.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, KİK’e getirilen bütün istisna maddelerini eleştirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Her kurum için ayrı ayrı istisna düzenlemesi yapmak, bir anlamda kurallardan kaçınmak anlamına gelir. KİK, en önemli reformlardandı. Teknolojideki gelişmelerle KİK’i güncellememiz gerekiyor. Elektronik ortamda birçok işlem yapılabiliyor. KİK’i günün ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyelim ama tek bir istisnası olmasın. Bunu yapmadığımız sürece bu istisna listesi uzayıp gidecek.”

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Kamu İhale Kanunu kullanılmadan neredeyse bütün ihalelerin yapılabildiğini, teklifle kanunlaştırılmak istenen maddenin, hükümete yakın bazı büyük şirketlerin kayırılmasını sağlayacağını iddia etti.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Kamu İhale Kanunu’nun adam kayırmacılığın ve yarım kalan projelerin önüne geçilmesi için dünya örneklerinden hareket edilerek hazırlanmış bir yasa olduğunu vurgulayarak, “Bütün bunlardan hiçbir ders çıkarmadık. Bugün yine keyfiliğe, şeffaflıktan uzaklaşmaya, eskinin de kötüsüne dönüyoruz. Bu gidişat gidişat değil. Günübirlik karar alıyoruz ama günübirlik sorunlarımızı bile çözmüyor. Akılcı, rasyonel ve kurala dayalı sisteme dönelim.” diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi de istisnaların, idarenin ihtiyaçlarından değil iş sahiplerinin taleplerinden kaynaklandığını ileri sürdü.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, söz konusu maddeye ilişkin, “Bu kadar ayak bağı oluyor ve maliyetleri yükseltiyorsa Kamu İhale Kanunu’nu da Kamu İhale Kurumunu da kaldıralım.” dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, DMO’ya akaryakıt ihalelerinde KİK’ten istisna tanınmasının hükümet yandaşları için yapıldığını öne sürerek, “Bu maddeyi böyle kabul edersek, DMO’nun akaryakıt ihalesini Demirören Grubu’nun kazanacağına eminim.” dedi.

Paylan’ın bu sözlerine AK Parti’li milletvekilleri tepki gösterdi.

Komisyon Başkanı Elvan da Paylan’ın sözlerini eleştirerek, “Böyle bir durumda gidip savcılığa suç duyurusunda bulunacaksınız. Böyle bir ithamda bulunamazsınız.” diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Dinçbaş, “2020 yılının ilk 4 ayında önemli miktarda ödemeler var, itfalar var. Bunlara hazırlıklı olmak için ilave borç kullanımı yetkisi istiyoruz.” dedi.

Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi, Değerli Konut Vergisi, gelir vergisi tarifesine yeni dilim ve oran eklenmesi gibi düzenlemeleri de içeren Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmeleri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sürüyor.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, teklifin, net borç kullanımı tutarına 2019 yılı için 70 milyar lira ilave edilmesine yönelik 40. maddesinin, 2019 bütçesinde değişiklik yaratacağını, bu nedenle ek bütçe ile yasalaştırılması gerektiğini savundu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, söz konusu maddenin, bütçe hakkını gasbettiğini iddia ederek, “Bu madde Meclisin bütçe hakkına halel getirmiyor mu?” diye sordu.

Komisyon Başkanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, Sayıştayın Meclis adına denetim yaptığını anımsatarak, “Denetimi yapacağız ve bu soruları o zaman soracağız.” dedi.

Teklif sahibi, AK Parti İstanbul Milletvekili Vedat Demiröz, ek bütçe yapılabilmesi için 4749 sayılı kanunda değişiklik yapılması gerektiğini vurgulayarak, bu nedenle öncelikle söz konusu maddenin kanunlaşması gerektiğini söyledi. Demiröz, “Gerekirse o zaman ek bütçe de yapılabilir.” ifadesini kullandı.

Komisyon Başkanı Elvan da “Ödenek üstü harcama yapılırsa ek bütçe yapılması gereği doğar.” diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Dinçbaş, şunları kaydetti:

“Yıl sonu itibarıyla 125 milyar liralık borç öngörüyoruz. Borçlanma tutarını kullanmış durumdayız. Talep ettiğimiz ilave borç kullanımı tutarıyla bu, 125 milyar lirayı aşıyor. 2020 yılının ilk 4 ayında önemli miktarda ödemeler var, itfalar var. Bunlara hazırlıklı olmak için ilave borç kullanımı yetkisi istiyoruz. Yetkiyi 2019 yılında kullanacağız. Esnaf diliyle söylüyorum, bu parayı faize yatırırız, 2020 yılında kullanırız. Hazine kasasında 2020 yılında yapacağımız itfalar için para olması gerekiyor.”

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Mehmet Selim Bağlı, teklifin şehit yakınları ve gaziler ile başarılı sporculara bağlanan aylıklar kapsamında yapılan yersiz ödemelerden doğan borçların terkin edilmesine yönelik maddesine ilişkin komisyona bilgi verdi.

Devlet sporcuları, şehit yakınları, gaziler ve başarılı sporculara farklı kurumlar tarafından fazla ödemeler yapılabildiğine işaret eden Bağlı, “868 kişiye 35 milyon liranın üzerinde fazla ödeme yapıldı. Şu ana kadar işlem yapmadık ama bunun bir şekilde tahsil ve terkin edilmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Genel Müdür Vekili Ahmet Genç, kurumun faaliyete geçmesiyle sektöre yönelik denetim ve düzenlemelerin yapılabileceğini söyledi.

Genç, sektörde ağırlığın yabancı sermayede olduğunu ancak yeni kamu şirketlerinin kurulduğunu da sözlerine ekledi.

Tapu ve Kadastro Genel Müdür Vekili Zeki Adlı, teklifin, dün görüşmelerine ara verilen tapu ve kadastro maddeleri hakkında komisyona bilgi verdi.

Değerinin çok üstünde gayrimenkul satışları yapıldığını anlatan Adlı, bunun önüne geçilmesi için Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gayrimenkul değerleme çalışmasını başlattıklarını belirtti.

Buna ilişkin yönetmelik çalışmasını bitirerek Cumhurbaşkanlığına sunduklarını bildiren Adlı, düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından 3 ay içerisinde 2 yerde pilot uygulama yapacaklarını ifade etti.

Zeki Adlı, “Vatandaş, alım satım yapacağı gayrimenkulun değerlemesi için uzman arayışına girmeyecek. Başvuru yaptığında sistem kimin değerleme yapacağını otomatik olarak atayacak. Masraf konusunu Hazine ve Maliye Bakanlığıyla görüşüyoruz. Bu tutar vatandaştan alınacak şekilde tasarladık ama Bakanlığın aldığı bir harç tutarı var. Bunun ondan alınması görüşü de var.” diye konuştu.

Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisans verilmiş 9 bine yakın değerleme uzmanı ve 140 değerleme şirketi bulunduğunu belirten Adlı, değerlemenin birebir gayrimenkulün bulunduğu yerde yapılacağına dikkati çekti. Adlı, şöyle devam etti:

“Gayrimenkul değerleme çalışmalarını 3 yıl boyunca tekil yapacağız. 3 yılın sonunda Türkiye’nin değer haritalarını çıkararak o haritalar üzerinden işlem yapacağız. Değerlemeler, periyodik olarak güncellenecek. Bu sistemin yürürlüğe girmesinden sonra 6 ayda Türkiye genelinde uygulamaya başlayacağız. Bize alım satıma gelen herkesten bu raporu isteyeceğiz. Türkiye genelinin değer haritasını çıkardığımızda, 3 yıl sonra, vatandaşın gidip gelmesine gerek olmadan değerleme taleplerini karşılayacağız. Rapor bir yıl geçerli olacak.”

Komisyon Başkanı Elvan, değerleme için ödenecek tutarın harçtan düşülmesine yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığının bir çalışma yaptığını, onun sonucuna göre Genel Kurulda bir değişiklik yapılabileceğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dinçbaş, Elvan’ın “Vergi oranlarının yüksekliği dünkü konuşmalarda ifade edildi ve Bakanlık tapuya ilişkin çalışmaya paralel bir çalışma yürütüyor.” sözleri üzerine, bu sistem layıkıyla hayata geçtiğinde gerçek gayrimenkul değerlerinin ortaya çıkacağını vurguladı. Dinçbaş, “Gelir İdaresi çok detaylı çalışıyor. Bunu hayata geçireceğiz inşallah. Oranları bir miktar aşağı çekeceğiz.” dedi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, asgari ücretlinin enflasyon sepetindeki önemli kalemlerinden birinin konut olduğuna işaret ederek, tapuya yönelik bu düzenlemenin enflasyonda bir yükselişe neden olup olmayacağının araştırılması önerisinde bulundu.

CHP’li Hamzaçebi, düzenlemenin ülkenin gerçeklerine aykırı olduğunu savunarak, “Vatandaşın canına okunacak.” ifadesini kullandı.

Hamzaçebi’nin “Teklifin buna yönelik maddelerini AK Parti iktidarının sona ermesini isteyen gizli CHP’lilerin hazırladığını” tahmin ettiği şeklindeki sözleri komisyonda gülüşmelere neden oldu.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adlı, vatandaşın değerleme tutarına ikna olmaması halinde iki kez daha rapor alma hakkı bulunduğunu, raporlardan ikisinin ücrete tabi olacağını, üçüncü raporun ise ücretsiz verileceğini anlattı. Adlı, söz konusu raporlara yönelik yargı yolunun da açık olacağını anımsattı.

Pilot uygulamanın hayata geçirileceği ilçelerin henüz netleşmediğini bildiren Adlı, “Pilot uygulama için İstanbul ve Ankara’da birer ilçe belirledik ama henüz netleşmedi. İstahbul’da Beşiktaş, Ankara’da Çankaya ile Fatih ve Mamak’ta pilot uygulamalar yaptık. Gördüğümüz gerçek değere göre sekizde bir oranında gösterilmiş değerleri.” ifadelerini kullandı.

Değerleme belirlemeye yönelik hizmetin şu anda 650 lira civarında olduğunu kaydeden Adlı, “Bizim belirlediğimiz 400-500 lira arasında olacak. Bu tutar, keyfiyete bırakılmayacak, değerleme firmalarının takdirinde olmayacak.” dedi.

Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar, gayrimenkul değerleme düzenlemesinin emlak vergisi üzerinde hiçbir etki yaratmayacağını söyledi.

AK Parti’li Demiröz, değerli konut vergisi alımına yönelik düzenleme kapsamında 103 bin konutun bulunduğunu bildirdi.

Komisyon Başkanı Elvan da konut başına alınacak vergi oranı dikkate alındığında öngörülen gelirin 3 milyar lira civarında olduğunu söyledi.

Demiröz, değerli konut vergisine, bütçeye ek gelir olarak bakılmadığını, konutların gerçek değerinin belirlenmesinin hedeflendiğini vurguladı.

Vergi Denetim Kurulu Başkan Vekili Suat Sarıgül, vergi kaçakçılığının önemli kısmının karmaşık işlemlerle ve örgütler tarafından gerçekleştirildiğini, bunlarla etkin mücadele için bazı mesleki düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.

Sarıgül, düzenlemeyle vergi iadelerine yönelik işlemlerin hızlandırılacağını ve firmaların finansmana erişiminin sağlanacağını da belirtti.

Vergi Müfettişleri Derneği Başkanı Ertuğrul Topaktaş da düzenlemeyi desteklediklerini ifade etti.

CHP’li Hamzaçebi, Gelir İdaresi Başkanlığının ve vergi denetiminin süreç içerisinde ilgili Bakanlığa bağlı hale geldiğini ifade ederek, “Vergi denetimi klasik Maliye Bakanlığı modelinde hiç olmadığı kadar siyasallaştı. Ismarlama raporlar yazılıyor. Yargı bunları denetlemiyor. Vergi denetimini bağımsız kılmalıyız.” diye konuştu.

İYİ Parti’li Yılmaz, personel israfının önüne geçilmesini hedeflediğini belirterek, düzenlemeyi desteklediğini bildirdi.

AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, düzenlemenin, sektörel müfettişlik imkanı getireceğine dikkati çekti.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Maliye Bakanlığında çok iyi denetim yapan kurulların ortadan kaldırıldığını belirterek, “Bunu yapanların günahı, vebali boynuna.” şeklinde konuştu.